Türk futbolunun kalbi Riva’da son günlerde tansiyon bir an olsun düşmüyor. Herkesin Salı günü gerçekleşmesini beklediği kritik buluşma, sürpriz bir kararla Cuma gününe ertelendi. Türk futbol tarihinin en sancılı dönemlerinden biri yaşanırken, “istifa” kelimesi koridorlarda yüksek sesle telaffuz ediliyor.
Peki, bu erteleme gerçekten bir takvim çakışması mı yoksa fırtına öncesi sessizlik mi? Federasyon başkanı koltuğunu korumak için dirense de, yönetim kurulundaki çatlaklar her geçen saat daha da derinleşiyor. Riva’daki Hasan Doğan Tesisleri’nde yaşanacak olan Cuma mesaisi, bir devrin sonu olabilir.
İçerikler
Soruşturmanın Gölgesinde Kalan Federasyon Yönetimi
Süreci tetikleyen en önemli olay, kamuoyunda geniş yankı bulan yasadışı bahis ve spor suçları soruşturması oldu. İstanbul merkezli yürütülen operasyonlarda, Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu dahil olmak üzere pek çok kilit ismin gözaltına alınması tüm dengeleri altüst etti. Bu durum, federasyon üzerindeki baskıyı zirveye taşıdı.
Gündoğdu’nun tutuklanmasının ardından gelen istifası, TFF yönetiminde bir domino etkisi yarattı. Normal şartlarda Salı günü yapılması planlanan olağanüstü toplantı, başkanın İsviçre’deki UEFA temasları gerekçe gösterilerek ertelendi. Ancak kulislerde konuşulan asıl neden, yönetimin içindeki kaosun henüz kontrol altına alınamamış olması.
Başkanın Direnişi ve Yönetimdeki Çatlak Sesler
İbrahim Hacıosmanoğlu, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalarla pes etmeye niyetli olmadığını net bir şekilde ortaya koydu. Türk futbolundaki tüm olumsuzlukların faturasının kendisine kesilmesine karşı çıkan başkan, temiz futbol mücadelesinden vazgeçmeyeceğini vurguladı. Ancak bu kararlılık, yönetim kurulunun tamamı tarafından paylaşılmıyor.
Yönetim içerisindeki bazı isimlerin, toplu istifa yoluyla yönetimi düşürme planları yaptığı iddia ediliyor. Eğer kurulda karar yeter sayısı belirli bir seviyenin altına düşerse, başkanın kişisel kararı ne olursa olsun sistem otomatik olarak seçime gitmek zorunda kalacak. Bu durum, Cuma günkü toplantıyı bir oylama platformuna dönüştürebilir.
İstifa Sürecinde Adı Geçen İsimler ve Boşalan Koltuklar
Federasyon çatısı altında ayrılık rüzgarları aslında bir süredir esmeye devam ediyor. Sadece başkanın değil, alt kadroların da ciddi bir sarsıntı içinde olduğu görülüyor. Bugüne kadar görevinden ayrılan veya disipline sevk edilen isimler şu şekilde sıralanıyor:
- Ural Aküzüm: Bahis iddiaları nedeniyle PFDK’ye sevk edilmesinin ardından görevini bıraktı.
- Seymen Gençtürk: Yönetim kurulundaki görevinden ayrılan yedek üyelerin başında geliyor.
- Adem Doğrul ve Kazım Şengöçgel: İstifa dalgasına katılarak yönetimden çekilen diğer isimler.
Bu eksilmeler, yönetim kurulunun meşruiyetini ve karar alma yetisini teknik olarak tartışmaya açıyor. Tüzük gereği, üye sayısının kritik sınırın altına inmesi durumunda olağanüstü genel kurul kaçınılmaz bir yasal zorunluluk haline gelecek.
Cuma Günü Riva Masasındaki Temel Gündem Maddeleri
Cuma günü yapılacak toplantı sadece bir istifa pazarlığı olmayacak. Masada Türk futbolunun geleceğini doğrudan etkileyecek hayati başlıklar bulunuyor. Başkan Hacıosmanoğlu’nun koltukta kalıp kalmayacağı sorusunun hemen yanında, yeni bir MHK yapılanmasının nasıl kurulacağı tartışılacak.
Ayrıca, milli takımın teknik patronu Vincenzo Montella’nın geleceği de bu kaos ortamında merak konusu olmaya devam ediyor. Türk futbolu, 2027 yılına kadar sürmesi planlanan görev süresinin çok öncesinde bir seçim sandığıyla yüzleşebilir. Bu belirsizliğin kulüpler üzerindeki mali ve idari etkisi ise toplantıdan çıkacak sonuca göre şekillenecek.
“Türk futbolunda taşlar yerinden oynadı; şimdi bu taşların hangi zemine oturacağını Cuma günü Riva’dan gelecek haberler belirleyecek.”

